ÇALIŞMA ALANLARIMIZ
Boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi dönüm noktalarında, yalnızca bu alandaki güncel mevzuata ve uygulamalara hakim, boşanma davalarını odak noktası haline getirmiş bir avukatla çalışmak sizi korur. Haklarınızı ve hukuki sürecinizi alanında uzman kişilere emanet edin.
İstanbul Boşanma Avukatı
Evlilik birliğinin sonlandırılması kararı, taraflar için hem hukuki hem de psikolojik açıdan hayatın en dönüm noktası olan süreçlerinden biridir. Bu süreçte hakların doğru savunulması, maddi ve manevi geleceğin güvence altına alınması ancak profesyonel bir destekle mümkündür. İstanbul gibi mahkeme yoğunluğunun ve bürokrasinin en üst seviyede olduğu bir metropolde, süreci minimum yıpranma ve maksimum hak kazanımıyla tamamlamak için deneyimli bir istanbul boşanma avukatı ile çalışmak kritik öneme sahiptir.
İstanbul Boşanma Avukatı Ücretleri 2026 Yılında Ne Kadar?
İstanbul boşanma avukatı ücretleri 2026 yılı itibarıyla Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB) belirlediği maktu asgari tarife olan 45.000 TL‘den başlamakta, ancak davanın niteliğine göre değişiklik göstermektedir. İstanbul Barosu’nun tavsiye niteliğindeki ücret çizelgeleri ve davanın anlaşmalı ya da çekişmeli olması gibi unsurlar göz önüne alındığında, ücretler davanın karmaşıklığına, tarafların mal varlığı taleplerine ve avukatın mesleki kıdemine bağlı olarak bu taban sınırın üzerinde serbestçe kararlaştırılır.
Boşanma Davası Masrafları Ne Kadardır?
Boşanma davasının 2026 yılındaki mahkeme harçları, gider avansı ve tebligat masrafları toplamda ortalama 6.000 TL ile 9.500 TL arasındadır. Bu masraf tutarı dava açılırken adliye veznesine maktu ve peşin olarak yatırılır. Ancak yargılama sürecinde dinlenecek tanık sayısı, mal varlığı tespiti için istenecek bilirkişi incelemeleri, kusur tespiti raporları veya pedagog görevlendirmeleri gibi ek aşamalar ortaya çıktıkça bu masraf kalemlerinde artış yaşanabilmektedir.
En İyi İstanbul Boşanma Avukatı Nasıl Seçilir?
En iyi İstanbul boşanma avukatı, aile hukuku alanındaki mevzuata ve Yargıtay’ın en güncel içtihatlarına tam anlamıyla hakim olan, müvekkiliyle şeffaf iletişim kuran profesyoneller arasından seçilir. Hukuk sistemimizde resmi bir “en iyi avukat” unvanı ya da tescili bulunmamaktadır; bu nedenle seçim yaparken avukatın boşanma, velayet ve mal paylaşımı davalarındaki tecrübesine, dilekçe yazım kalitesine ve İstanbul adliyelerinin (Çağlayan, Kartal, Bakırköy) işleyiş prensiplerine olan aşinalığına dikkat edilmelidir.
Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
Anlaşmalı boşanma davaları tek celsede ve ortalama 2 ila 4 hafta içinde sonuçlanırken, çekişmeli boşanma davaları yerel mahkemede ortalama 1,5 ila 3 yıl arasında sürmektedir. Çekişmeli davalarda sürenin bu denli uzun olmasının sebebi; dilekçelerin karşılıklı teati (karşılık verme) aşamaları, delillerin toplanması, HTS kayıtlarının beklenmesi, tanıkların dinlenmesi ve sosyal inceleme raporlarının hazırlanması gibi zorunlu usuli süreçlerdir. Davanın deneyimli bir istanbul boşanma avukatı tarafından takip edilmesi, usul hatalarından kaynaklanan zaman kayıplarını tamamen engeller.
Çekişmeli Boşanma Davasında Çocukların Velayeti Kime Verilir?
Çekişmeli boşanma davasında çocukların velayeti, anne ya da babanın maddi gücünden ziyade tamamen çocuğun üstün yararı ve menfaati doğrultusunda karar veren aile mahkemesi hakimince belirlenir. Mahkeme bu kararı verirken çocuğun yaşı, eğitim durumu, alışık olduğu çevre ve ebeveynlerin çocuğun ahlaki ve fiziksel gelişimine sağlayacağı katkıyı inceler. Özellikle anne şefkatine en çok ihtiyaç duyulan 0-6 yaş aralığındaki küçük çocukların velayeti, annenin çocuğun sağlığına ya da yaşamına doğrudan zarar veren ağır bir kusuru ispatlanmadığı sürece anneye bırakılır.
Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?
Boşanmada mal paylaşımı, eşlerin 1 Ocak 2002 tarihinden sonra evlilik birliği içinde edindikleri tüm malların yarı yarıya (%50 oranında) paylaşılması esasına dayanan “Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi” kurallarına göre yapılır. Bu paylaşımda eşlerin evlilikten önce sahip oldukları mallar, miras yoluyla kalan varlıklar veya kendilerine gelen kişisel hediyeler “kişisel mal” kabul edilir ve paylaşıma dahil edilmez. Evlilik içinde çalışılarak, kredi ödenerek veya tasarruf edilerek alınan ev, araç ve banka birikimleri ise borçlar düşüldükten sonra taraflar arasında eşit olarak paylaştırılır.
İstanbul’da Velayet Davalarında Pedagog Raporu Neden Önemlidir?
İstanbul’da aile mahkemelerinde görülen velayet davalarında pedagog raporu, hakimin velayet konusundaki nihai kararını şekillendiren en bağlayıcı ve en önemli delil niteliğindedir. İstanbul adliyelerindeki uzman pedagoglar ve psikologlar, çocukla ve anne-babayla ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirir, hatta gerekirse çocuğun yaşadığı ev ortamını ziyaret ederek bir Sosyal İnceleme Raporu (SİR) hazırlar. Hakimler, çocuğun ruhsal dengesini korumak adına uzmanların raporlarında sunduğu “velayetin hangi tarafa verilmesi gerektiği” yönündeki bilimsel görüş ve tavsiyelere neredeyse tamamen uyarak karar verirler.
Boşanma Davası Açmak İçin Avukat Tutmak Zorunlu Mu?
Türk hukuk sistemine göre boşanma davası açmak ve süreci yürütmek için avukat tutmak yasal olarak zorunlu değildir. Her vatandaş kendi dava dilekçesini hazırlayarak ilgili adliyenin tevzi bürosuna başvurup davasını kendisi açabilir. Ancak boşanma davaları; hak düşürücü süreler, delil sunma yöntemleri, nafaka ve tazminat taleplerinin hukuki gerekçelendirilmesi gibi çok katı ve teknik usul kurallarına bağlıdır. Haklıyken haksız duruma düşmemek ve geri dönülemez hak kayıpları yaşamamak adına sürecin bir istanbul velayet avukatı veya boşanma uzmanı ile yürütülmesi hayati bir gerekliliktir.
İstanbul Çekişmeli Boşanma Avukatı
İstanbul gibi metropollerde aile mahkemelerinin iş yoğunluğu oldukça fazladır. Bu yoğunluk içinde dilekçelerin usulüne uygun hazırlanması, delillerin zamanında sunulması ve duruşma takibinin eksiksiz yapılması büyük önem taşır. Bir istanbul çekişmeli boşanma avukatı, yerel mahkemelerin işleyişine, güncel Yargıtay içtihatlarına ve sürecin getirdiği psikolojik dinamiklere hakim olarak müvekkillerine profesyonel hukuki destek sağlar. Çekişmeli süreçler, anlaşmalı boşanmalara kıyasla çok daha teknik ve titizlik gerektiren bir yapıya sahiptir.
Çekişmeli Boşanmada Uzman Avukat
Hukuk sistemimizde resmi bir “uzmanlık” unvanı olmasa da, mesleki mesaisinin büyük kısmını aile hukukuna ve boşanma davalarına ayıran avukatlar, uygulamadaki inceliklere daha hakimdir. Çekişmeli boşanmada uzman avukat; hangi delilin mahkemede nasıl bir etki yaratacağını öngörebilen, kusur tespiti konusunda stratejik hamleler yapabilen profesyoneldir.
Çekişmeli Boşanma Avukatının Verdiği Tavsiyeler, Boşanma Avukatı Tavsiyesi
Deneyimli bir avukatın müvekkiline vereceği ilk boşanma avukatı tavsiyesi genellikle şunlardır:
-
Davanın devamı süresince sosyal medyada fevri paylaşımlardan kaçınmak,
-
Karşı tarafla yazılı veya sözlü olarak hakaret/tehdit barındıran iletişim kurmamak,
-
Ortak konuttan ayrılırken haklı bir sebebe dayanmak ve bunu belgelendirmektir.
İstanbul’da Çekişmeli Boşanma Avukatına Nasıl Ulaşabilirim?
İstanbul’da hukuki yardım arayışında olan kişilerin, resmi baro levhaları ve profesyonel hukuk büroları aracılığıyla iletişim kurması en sağlıklı yöntemdir. Web sitemizden ve telefon numaralarımız üzerinden ofisimize 7/24 ulaşım sağlayabilirsiniz.
Avrupa Yakası Çekişmeli Boşanma Avukatı
İstanbul’un Avrupa Yakası’nda yer alan Çağlayan (İstanbul Adliyesi) ve Bakırköy adliyelerinin yetki alanındaki davalar için bu bölgeye yakın, ulaşımı kolay ve adliye pratiklerine aşina bir çekişmeli boşanma avukatı ile çalışmak lojistik ve zamansal avantaj sağlar.
Anadolu Yakası Çekişmeli Boşanma Avukatı
Anadolu Yakası’nda ikamet eden veya yetki sınırı Kartal’da bulunan İstanbul Anadolu Adliyesi olan kişilerin, bölgedeki hukuki süreçleri yakından takip edebilecek bir Anadolu Yakası avukatından destek alması tercih edilmektedir.
Çekişmeli Boşanma Avukatı Ücretleri 2026 Yılında Ne Kadar?
Ofisimizde ortalama olarak çekişmeli boşanma davasında avukatlık ücreti 100.000TL + KDV’dir. Avukatlık ücretleri, Türkiye Barolar Birliği tarafından her yıl yayınlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nden (AAÜT) az olmamak üzere, davanın karmaşıklığına, tarafların taleplerine ve harcanacak mesaiye göre serbestçe belirlenir. 2026 yılında çekişmeli boşanma avukatı ücretleri, davanın niteliğine, mal paylaşımı gibi ek taleplerin olup olmamasına ve davanın görüleceği şehre göre değişkenlik göstermektedir. Net bir ücret bilgisi ancak avukatla yapılacak ön görüşme sonrasında netleşir.
Çekişmeli Boşanma Davası Harç ve Masrafları
Dava açılırken devlet tarafından tahsil edilen başvurma harcı, peşin harç, gider avansı ve tebligat masrafları 4.912TL’dir. Bu harç ve masraflar her dava türüne göre değişkenlik göstermektedir. Çekişmeli davalarda tanık sayısı ve bilirkişi incelemesi gibi aşamalar masraf kalemlerini artırabilir. Dava sonunda haksız çıkan taraftan bu yargılama giderlerinin tahsiline karar verilir.
Çekişmeli Boşanma İçin Devlet Avukat Veriyor Mu?
Maddi durumu avukatlık ücreti ödemeye elverişli olmayan kişiler, adalete erişim hakkı kapsamında devlet desteğinden yararlanabilirler. Bu sisteme “Adli Yardım” denir. Muhtarlıktan alınacak fakirlik belgesi ve üzerine kayıtlı mal varlığı olmadığını gösteren belgelerle birlikte ilgili ilin Baro Başkanlığına (örneğin İstanbul Barosu Adli Yardım Bürosu) başvurulması halinde, şartları taşıyan kişilere ücretsiz olarak bir çekişmeli boşanma avukatı görevlendirilir.
Çekişmeli Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
Çekişmeli boşanma davaları, tek celsede biten anlaşmalı boşanmaların aksine uzun soluklu yargılamalardır. Davanın açılması, dilekçelerin karşılıklı teatisi (4 dilekçe aşaması), ön inceleme duruşması, tahkikat (tanıkların dinlenmesi, delillerin toplanması) ve sözlü yargılama aşamaları dikkate alındığında, yerel mahkemedeki bir dava ortalama 1,5 ila 3 yıl arasında sürebilmektedir. Kararın İstinaf ve Yargıtay aşamalarına taşınması bu süreyi daha da uzatabilir.
Çekişmeli Boşanma Avukatı Tutmak Zorunlu Mu?
Türk hukuk sisteminde, ceza davalarındaki bazı istisnalar hariç, kişilerin mahkemelerde kendilerini avukatla temsil ettirmesi yasal bir zorunluluk değildir. Vatandaşlar kendi davalarını kendileri açıp yürütebilirler. Ancak çekişmeli boşanma davaları son derece teknik, sürelere bağlı ve usul kurallarının katı uygulandığı davalardır. Yapılacak tek bir usul hatası (örneğin haklıyken haksız duruma düşmek, nafakayı veya velayeti kaybetmek) geri dönülemez hak kayıpları yaratabileceğinden, sürecin profesyonel bir çekişmeli boşanma avukatı ile takibi yasal bir zorunluluk olmasa da hayati bir gerekliliktir.
İstanbul Çekişmeli Boşanma Avukatı
İstanbul gibi metropollerde aile mahkemelerinin iş yoğunluğu oldukça fazladır. Bu yoğunluk içinde dilekçelerin usulüne uygun hazırlanması, delillerin zamanında sunulması ve duruşma takibinin eksiksiz yapılması büyük önem taşır. Bir istanbul çekişmeli boşanma avukatı, yerel mahkemelerin işleyişine, güncel Yargıtay içtihatlarına ve sürecin getirdiği psikolojik dinamiklere hakim olarak müvekkillerine profesyonel hukuki destek sağlar. Çekişmeli süreçler, anlaşmalı boşanmalara kıyasla çok daha teknik ve titizlik gerektiren bir yapıya sahiptir.
Çekişmeli Boşanmada Uzman Avukat
Hukuk sistemimizde resmi bir “uzmanlık” unvanı olmasa da, mesleki mesaisinin büyük kısmını aile hukukuna ve boşanma davalarına ayıran avukatlar, uygulamadaki inceliklere daha hakimdir. Çekişmeli boşanmada uzman avukat; hangi delilin mahkemede nasıl bir etki yaratacağını öngörebilen, kusur tespiti konusunda stratejik hamleler yapabilen profesyoneldir.
Çekişmeli Boşanma Avukatının Verdiği Tavsiyeler, Boşanma Avukatı Tavsiyesi
Deneyimli bir avukatın müvekkiline vereceği ilk boşanma avukatı tavsiyesi genellikle şunlardır:
-
Davanın devamı süresince sosyal medyada fevri paylaşımlardan kaçınmak,
-
Karşı tarafla yazılı veya sözlü olarak hakaret/tehdit barındıran iletişim kurmamak,
-
Ortak konuttan ayrılırken haklı bir sebebe dayanmak ve bunu belgelendirmektir.
İstanbul’da Çekişmeli Boşanma Avukatına Nasıl Ulaşabilirim?
İstanbul’da hukuki yardım arayışında olan kişilerin, resmi baro levhaları ve profesyonel hukuk büroları aracılığıyla iletişim kurması en sağlıklı yöntemdir. Web sitemizden ve telefon numaralarımız üzerinden ofisimize 7/24 ulaşım sağlayabilirsiniz.
Avrupa Yakası Çekişmeli Boşanma Avukatı
İstanbul’un Avrupa Yakası’nda yer alan Çağlayan (İstanbul Adliyesi) ve Bakırköy adliyelerinin yetki alanındaki davalar için bu bölgeye yakın, ulaşımı kolay ve adliye pratiklerine aşina bir çekişmeli boşanma avukatı ile çalışmak lojistik ve zamansal avantaj sağlar.
Anadolu Yakası Çekişmeli Boşanma Avukatı
Anadolu Yakası’nda ikamet eden veya yetki sınırı Kartal’da bulunan İstanbul Anadolu Adliyesi olan kişilerin, bölgedeki hukuki süreçleri yakından takip edebilecek bir Anadolu Yakası avukatından destek alması tercih edilmektedir.
Çekişmeli Boşanma Avukatı Ücretleri 2026 Yılında Ne Kadar?
Ofisimizde ortalama olarak çekişmeli boşanma davasında avukatlık ücreti 100.000TL + KDV’dir. Avukatlık ücretleri, Türkiye Barolar Birliği tarafından her yıl yayınlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nden (AAÜT) az olmamak üzere, davanın karmaşıklığına, tarafların taleplerine ve harcanacak mesaiye göre serbestçe belirlenir. 2026 yılında çekişmeli boşanma avukatı ücretleri, davanın niteliğine, mal paylaşımı gibi ek taleplerin olup olmamasına ve davanın görüleceği şehre göre değişkenlik göstermektedir. Net bir ücret bilgisi ancak avukatla yapılacak ön görüşme sonrasında netleşir.
Çekişmeli Boşanma Davası Harç ve Masrafları
Dava açılırken devlet tarafından tahsil edilen başvurma harcı, peşin harç, gider avansı ve tebligat masrafları 4.912TL’dir. Bu harç ve masraflar her dava türüne göre değişkenlik göstermektedir. Çekişmeli davalarda tanık sayısı ve bilirkişi incelemesi gibi aşamalar masraf kalemlerini artırabilir. Dava sonunda haksız çıkan taraftan bu yargılama giderlerinin tahsiline karar verilir.
Çekişmeli Boşanma İçin Devlet Avukat Veriyor Mu?
Maddi durumu avukatlık ücreti ödemeye elverişli olmayan kişiler, adalete erişim hakkı kapsamında devlet desteğinden yararlanabilirler. Bu sisteme “Adli Yardım” denir. Muhtarlıktan alınacak fakirlik belgesi ve üzerine kayıtlı mal varlığı olmadığını gösteren belgelerle birlikte ilgili ilin Baro Başkanlığına (örneğin İstanbul Barosu Adli Yardım Bürosu) başvurulması halinde, şartları taşıyan kişilere ücretsiz olarak bir çekişmeli boşanma avukatı görevlendirilir.
Çekişmeli Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
Çekişmeli boşanma davaları, tek celsede biten anlaşmalı boşanmaların aksine uzun soluklu yargılamalardır. Davanın açılması, dilekçelerin karşılıklı teatisi (4 dilekçe aşaması), ön inceleme duruşması, tahkikat (tanıkların dinlenmesi, delillerin toplanması) ve sözlü yargılama aşamaları dikkate alındığında, yerel mahkemedeki bir dava ortalama 1,5 ila 3 yıl arasında sürebilmektedir. Kararın İstinaf ve Yargıtay aşamalarına taşınması bu süreyi daha da uzatabilir.
Çekişmeli Boşanma Avukatı Tutmak Zorunlu Mu?
Türk hukuk sisteminde, ceza davalarındaki bazı istisnalar hariç, kişilerin mahkemelerde kendilerini avukatla temsil ettirmesi yasal bir zorunluluk değildir. Vatandaşlar kendi davalarını kendileri açıp yürütebilirler. Ancak çekişmeli boşanma davaları son derece teknik, sürelere bağlı ve usul kurallarının katı uygulandığı davalardır. Yapılacak tek bir usul hatası (örneğin haklıyken haksız duruma düşmek, nafakayı veya velayeti kaybetmek) geri dönülemez hak kayıpları yaratabileceğinden, sürecin profesyonel bir çekişmeli boşanma avukatı ile takibi yasal bir zorunluluk olmasa da hayati bir gerekliliktir.
İstanbul Anlaşmalı Boşanma Avukatı
Evlilik birliğini ortak bir karar doğrultusunda sonlandırmak isteyen eşler için en hızlı ve en az yıpratıcı hukuki yöntem anlaşmalı boşanmadır. Sürecin hızlı ilerlemesi, tarafların haklarını tam anlamıyla koruduğu anlamına gelmez. İleride telafisi imkansız hak kayıpları yaşamamak adına, sürecin en başından itibaren bir istanbul anlaşmalı boşanma avukatı ile birlikte yürünmesi büyük önem arz eder.
Anlaşmalı Boşanma Nedir?
Anlaşmalı boşanma; eşlerin boşanma iradesi başta olmak üzere, evliliğin sona ermesine bağlı tüm hukuki ve mali sonuçlar üzerinde eksiksiz bir mutabakata vararak evlilik birliğini sonlandırmalarıdır. Çekişmeli davalardaki gibi tarafların birbirini suçlamasına gerek kalmadan, hazırlanan ortak bir protokolün mahkemece onaylanmasıyla evlilik hukuken sona erer.
Anlaşmalı Boşanma Şartları Nelerdir?
Türk Medeni Kanunu uyarınca bir boşanma davasının anlaşmalı olarak nitelendirilebilmesi için belirli yasal şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:
-
En Az 1 Yıllık Evlilik Süresi: Evlilik akdinin üzerinden en az 1 yıl geçmiş olmalıdır.
-
Eşlerin Birlikte Başvurması veya Bir Eşin Davasını Diğerinin Kabul Etmesi: Davanın ortak açılması ya da açılan davaya diğer eşin muvafakat etmesi gerekir.
-
Hâkim Huzurunda İrade Beyanı: Tarafların duruşma günü mahkemede hazır bulunarak, boşanma isteklerini özgür iradeleriyle hâkime bizzat beyan etmesi zorunludur (Avukat bulunsa dahi tarafların duruşmaya katılması şarttır).
-
Protokolün Uygun Bulunması: Hazırlanan boşanma protokolünün hâkim tarafından onaylanması gerekir.
Anlaşmalı Boşanmada Velayet, Nafaka ve Mal Paylaşımı
Anlaşmalı boşanma davasının temel direği taraflar arasında imzalanacak olan Anlaşmalı Boşanma Protokolüdür. Bu protokolde hiçbir açık kapı bırakılmadan şu hususların net bir şekilde düzenlenmesi şarttır:
-
Velayet ve Kişisel İlişki: Müşterek çocukların velayetinin kimde kalacağı ve diğer ebeveynin çocukla hangi günlerde, nasıl görüşeceği detaylandırılmalıdır.
-
Nafaka: Çocuklar için ödenecek iştirak nafakası ile eş için ödenecek yoksulluk nafakasının miktarı ve her yıl yapılacak artış oranı (TEFE-TÜFE vb.) belirtilmelidir.
-
Maddi ve Manevi Tazminat: Eşlerin birbirlerinden tazminat talep edip etmedikleri, edeceklerse miktarı ve ödeme şekli protokole yazılmalıdır.
-
Mal Paylaşımı: Evlilik birliği içinde edinilen araç, gayrimenkul, bankadaki birikimler ve ziynet eşyalarının (takılar) kimde kalacağı hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde listelenmelidir.
İstanbul Anlaşmalı Boşanma Avukatı
İstanbul, nüfus yoğunluğu sebebiyle adliyelerdeki iş yükünün en fazla olduğu metropoldür. Bir istanbul anlaşmalı boşanma avukatı, davanın İstanbul’daki hangi adliyede (Çağlayan, Kartal, Bakırköy vb.) daha hızlı sonuçlanabileceğini öngörür, adli takvimi iyi yönetir ve mahkemelerin kalemsel işleyişine hakim olduğu için sürecin bürokratik engellere takılmasını önler.
Anlaşmalı Boşanmada Avukat Zorunlu Mu?
Hukuk sistemimizde genel kural olarak kişilerin mahkemelerde kendilerini avukatla temsil ettirme zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak kulaktan dolma bilgilerle hazırlanan hatalı protokoller; ileride mal paylaşımı davaları, nafakanın artırılması talepleri veya velayetin değiştirilmesi gibi çok daha büyük ve masraflı çekişmeli davaların doğmasına yol açabilir. Bu nedenle avukat tutmak yasal olarak zorunlu olmasa da, geleceğinizi güvenceye almak adına hayati bir gerekliliktir.
Anlaşmalı Boşanma Avukatının Sürece Etkisi
Anlaşmalı boşanma davaları dışarıdan “kolay ve basit” görünse de, hukuki metinlerin dili ve geleceğe yönelik etkileri çok keskindir. Uzman bir avukat, protokoldeki kelimelerin hukuki ağırlığını bilir. İleride doğabilecek nafaka uyuşmazlıklarını, icra takibine konu olabilecek açık uçlu maddeleri önceden tespit ederek engeller. Ayrıca davanın usul ekonomisine uygun olarak en kısa sürede (genellikle birkaç hafta içinde) sonuçlanmasını sağlar.
Anlaşmalı Boşanmada Tek Avukat Yeterli Mi?
Anlaşmalı boşanma davalarında taraflar maddi açıdan tasarruf etmek amacıyla tek bir avukatla süreci yürütmek isteyebilirler. Hukuki olarak tek bir avukatın her iki taraf adına da dilekçe sunması veya her iki tarafın birden vekili olması çıkar çatışması yasağı nedeniyle mümkün değildir. Ancak bir avukat, taraflardan birinin vekili olarak protokolü hazırlar; diğer eş de bu protokolü kendi rızasıyla imzalayarak mahkemeye sunabilir.
Devlet Anlaşmalı Boşanma Avukatı Veriyor Mu?
Baroların maddi durumu yetersiz olan vatandaşlara sunduğu ücretsiz avukatlık hizmetine (Adli Yardım) anlaşmalı boşanma davaları için de başvurulabilir. Kişinin muhtarlıktan alacağı fakirlik belgesi ve ekonomik durumunu gösteren evraklarla ilgili baroya başvurması gerekir. Ancak adli yardım sisteminin temelinde “hukuki yarar ve aciliyet” unsuru gözetildiğinden, tarafların zaten tam bir uzlaşı içinde olduğu anlaşmalı davalarda adli yardım baremlerinin karşılanması ve sürecin sonuçlanması, başvurunun incelenme aşamaları sebebiyle normalden daha uzun sürebilir.
Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Anlaşmalı boşanma davası, eşlerin birlikte veya birinin açtığı davayı diğerinin kabul etmesiyle açılır. Süreç şu şekilde işler:
-
Tarafların haklarını ve uzlaşılarını içeren Anlaşmalı Boşanma Protokolü imzalanır.
-
Dava dilekçesi, protokol eklenerek yetkili ve görevli Aile Mahkemesine (tevzi bürosuna) sunulur ve harçları ödenir.
-
Mahkeme, dosya üzerinden yaptığı incelemede şartların oluştuğunu görünce taraflara bir duruşma günü tayin eder.
-
Duruşma günü eşler hâkim huzurunda boşanma iradelerini sözlü olarak tekrarlar. Hâkim boşanmaya karar verir.
Anlaşmalı Boşanma Dava Masrafları
Anlaşmalı boşanma davası açılırken devlet tarafından alınan maktu (sabit) harçlar ve gider avansı kalemi 4.912TL’dir. Başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı ve tebligat giderlerini içeren bu masraflar, çekişmeli davalara (tanık, bilirkişi, keşif masrafları olmadığı için) kıyasla oldukça düşüktür. Genellikle davayı açan tarafça karşılanır ancak taraflar bu masrafları yarı yarıya paylaşmayı da protokolde kararlaştırabilirler.
İstanbul Anlaşmalı Boşanma Avukat Ücreti 2026
Ofisimizde anlaşmalı boşanma avukatlık ücreti 45.000TL’dir. Avukatlık ücretleri, Türkiye Barolar Birliği’nin her yıl yayınladığı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nden (AAÜT) az olmamak kaydıyla serbestçe belirlenir. İstanbul anlaşmalı boşanma avukat ücreti 2026 yılında; davanın açılacağı adliyeye, protokolün karmaşıklığına (büyük ölçekli mal paylaşımları, şirket hisselerinin devri vb. unsurlar içerip içermediğine) ve avukatın mesleki kıdemine göre değişiklik göstermektedir. Net ve sağlıklı bir ücret bilgisi, yapılacak ilk hukuki danışmanlık ve ön görüşme neticesinde belirlenir.
İstanbul Nafaka Avukatı
Boşanma davalarının ve boşanma sonrasındaki sürecin en çok uyuşmazlık yaşanan alanlarından biri nafakadır. Nafaka, evlilik birliğinin sona ermesi veya devamı sırasında, ekonomik olarak zor duruma düşen tarafın ve müşterek çocukların geçimini sağlamak amacıyla mahkemece hükmedilen parasal katkıyı ifade eder. Bu hassas dengeyi kurmak ve tarafların hak kaybına uğramasını engellemek adına bir nafaka avukatı ile süreci yürütmek, hukuki güvenliğiniz için hayati öneme sahiptir.
Nafaka Alma Şartları
Hukukumuzda temelde tedbir, yoksulluk, iştirak ve yardım nafakası olmak üzere farklı nafaka türleri bulunmaktadır. Boşanma neticesinde eş için hükmedilen yoksulluk nafakasının alınabilmesi için belirli yasal şartların varlığı aranır:
-
Boşanma Kararı Verilmiş Olması: Nafakaya kalıcı olarak hükmedilebilmesi için boşanma davasının sonuçlanması ve kesinleşmesi gerekir.
-
Yoksulluğa Düşecek Olma: Nafaka talep eden eşin, boşanma yüzünden ekonomik olarak zor duruma ve yoksulluğa düşecek olması şarttır.
-
Ağır Kusurlu Olmamak: Nafaka talep eden tarafın, boşanmaya sebep olan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması gerekir. Eşit kusurlu veya tamamen kusursuz olan eş nafaka alabilir.
Nafaka Alabilecek Kişiler
Yasalar ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde, boşanma nedeniyle ekonomik dengesi bozulan ve belirli kriterleri taşıyan kişiler nafaka talebinde bulunabilirler.
-
Geliri Yetersiz Olan Kişiler: Mevcut geliri, asgari yaşam standartlarını karşılamaya yetmeyen ve boşanmayla birlikte ciddi bir ekonomik darboğaza giren eşler nafaka alabilir.
-
İşsiz Kalan Kişiler: Herhangi bir işi ve düzenli geliri bulunmayan, geçimini sağlama imkanı olmayan eşlerin nafaka hakkı mevcuttur.
-
Ev Hanımları: Evlilik süresince çalışmamış, mesleki tecrübesi olmayan ve boşanma sonrası hızlıca iş bulması hayatın olağan akışına göre zor olan ev hanımları yoksulluk nafakası talep edebilir.
-
Asgari Ücretle Çalışanlar: Yargıtay’ın güncel kararlarına göre, asgari ücretle çalışmak tek başına nafaka alınmasına engel değildir. Eğer karşı tarafın geliri çok daha yüksekse ve asgari ücret alan eşi yoksulluktan kurtarmaya yetmiyorsa, asgari ücretliye de nafakaya hükmedilebilir.
-
Devletten Maaş Alanlar: Dul, yetim veya engelli maaşı gibi devletten cüzi miktarda sosyal yardım alan kişilerin bu gelirleri yoksulluğu tamamen ortadan kaldırmıyorsa nafaka almalarına engel teşkil etmez.
-
Ailesi Zengin Olanlar: Nafaka yükümlülüğü öncelikle eşe aittir. Kişinin kendi ailesinin maddi durumunun iyi olması, boşanacağı eşinden nafaka almasını engellemez; zira zenginlik kriteri şahsın şahsına ait olmalıdır.
Nafaka Alamayacak Kişiler
Hukuk sistemi, nafaka kurumunun kötüye kullanılmasını önlemek ve hakkaniyeti sağlamak amacıyla belirli durumlarda nafaka taleplerini reddeder.
-
Evli Gibi Yaşayanlar: Boşanmış olmasına rağmen, bir başkasıyla resmi nikah yapmaksızın fiilen evliymiş gibi hayat süren kişilerin nafaka hakları ortadan kalkar.
-
Eşi ile Aynı Seviyede Geliri Olanlar: Boşanma davası açan çiftlerin gelir düzeyleri, sosyal ve ekonomik durumları birbirine denk ise mahkeme tarafların birbirine nafaka ödemesine hükmetmez.
-
Eşi Yoksul olanlar: Nafaka yükümlüsü kılınacak kişinin de hiçbir geliri yoksa ve kendisi de yoksulluk içindeyse (istisnai durumlar ve iştirak nafakası hariç) yoksulluk nafakası ödemesine karar verilmeyebilir.
-
Yoksulluğu Kaldıran Geliri Olanlar: Kişinin aylık düzenli geliri, asgari geçim endekslerinin ve sosyal konumunun üzerinde olup yoksulluk sınırını aşıyorsa nafaka alamaz.
-
Yoksulluğu Kaldıran Taşınmazı Olanlar: Üzerine kayıtlı olan ve düzenli, yüksek kira getirisi sağlayan gayrimenkulleri (ev, dükkan vb.) bulunan kişiler yoksul sayılmayacağı için nafaka hakları doğmaz.
-
Yeterli Malı ve Parası Olanlar: Bankada yüklü miktarda mevduatı, hisse senedi veya kendisini ömür boyu rahatça geçindirecek mülkleri olan eşlerin yoksulluk nafakası talebi reddedilir.
-
Yoksulluğu Kendi Yaratanlar: Sırf nafaka alabilmek amacıyla mevcut düzenli işinden haklı bir nedeni olmaksızın kendi isteğiyle istifa eden veya mal varlığını kasıtlı olarak başkasına devreden kişiler nafaka alamaz.
Boşandıktan Sonra Nafaka Alınabilir Ki?
Evet, alınabilir. Boşanma davası sırasında herhangi bir nafaka talebinde bulunulmamış veya bu konuda bir karar verilmemişse, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra dava açılarak yoksulluk nafakası talep edilmesi mümkündür.
Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Nafaka Davası Açılabilir Mi?
Anlaşmalı boşanma davasında taraflar bir protokol imzalar ve bu protokolde nafaka haklarından açıkça feragat edebilirler. Eğer protokolde “nafaka talep etmiyorum, geleceğe yönelik nafaka haklarımdan feragat ediyorum” şeklinde kesin bir beyan varsa, boşandıktan sonra yeniden yoksulluk nafakası davası açılamaz. Ancak müşterek çocuklar için ödenen iştirak nafakasından önceden feragat edilmiş olsa bile, çocuğun üstün yararı ilkesi gereği çocuk için her zaman yeniden iştirak nafakası davası açılabilir.
İştirak Nafakası Ne Zamana Kadar Devam Eder?
Müşterek çocuklar için ödenen iştirak nafakası, kural olarak çocuk 18 yaşını doldurana (reşit olana), evlenene veya mahkeme kararıyla kazai rüşt (ergin kılınma) alana kadar devam eder. Ancak çocuk reşit olmasına rağmen eğitimi (lise, üniversite vb.) devam ediyorsa, iştirak nafakası kendiliğinden “yardım nafakası” adını alır ve eğitim hayatı boyunca (lisans eğitimi sonuna kadar) ödenmeye devam eder.
Nafaka Davası ile Nafaka Kaldırılabilir Mi?
Evet, kaldırılabilir. Nafaka ödemekle yükümlü olan taraf, şartların değişmesi halinde açacağı bir “nafakanın kaldırılması davası” ile bu yükümlülükten kurtulabilir. Örneğin; nafaka alan eski eşin yeniden evlenmesi, bir başkasıyla evliymiş gibi yaşaması, haysiyetsiz hayat sürmesi veya yoksulluğunun tamamen ortadan kalkması durumunda mahkeme nafakanın tamamen kaldırılmasına karar verir.
Nafaka Davası ile Nafakada İndirim Yapılabilir Mi?
Evet, nafaka miktarında indirim yapılması mümkündür. Nafaka borçlusunun mali durumunun kötüleşmesi (iflas etmesi, işten çıkarılması, sakatlanması) ya da nafaka alan tarafın ekonomik durumunun iyileşmesi halinde, nafaka ödeyen kişi “nafakanın tenkisi (indirilmesi) davası” açarak ödediği miktarın hakkaniyete uygun bir seviyeye çekilmesini talep edebilir.
Sonradan Fakirleşen Kişi Nafaka Alabilir Mi?
Boşanma davası kesinleştikten ve yasal olarak belirlenen 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra, tarafların ekonomik durumunun kötüleşmesi eski eşe yeniden bir nafaka borcu yüklemez. Yani evlilik birliğiyle bağı tamamen kopmuş ve yasal süreleri geçmiş bir kişi, yıllar sonra maddi zorluğa düştüğünü ileri sürerek eski eşinden yoksulluk nafakası isteyemez.
Sonradan Fakirleşen Kişi Nafaka Ödemeyi Bırakabilir Mi?
Nafaka ödeyen kişinin sonradan fakirleşmesi, ona nafaka ödemeyi kendiliğinden bırakma hakkı vermez. Mahkeme kararı yürürlükte olduğu sürece nafaka borcu işleyebilir ve ödenmezse icra takibine/tazyik hapsine konu olur. Sonradan fakirleşen kişinin yapması gereken şey, derhal mahkemeye başvurarak nafakanın kaldırılması veya indirilmesi davası açmaktır. Hâkim kararı olmadan ödemeyi tek taraflı kesmek yasal olarak suç teşkil eder.
Nafaka Davasına Hangi Avukat Bakar?
Nafaka davaları, Türk Medeni Kanunu’nun aile hukuku kitabında düzenlenen ve doğrudan Aile Mahkemelerinin görev alanına giren teknik davalardır. Bu nedenle nafaka bağlatılması, nafakanın artırılması, indirilmesi veya tamamen kaldırılması süreçlerine, aile hukuku alanında mesleki tecrübe edinmiş ve uygulamaya hakim olan boşanma ve aile hukuku avukatı (halk arasındaki tabiriyle nafaka avukatı) bakar.
İstanbul Velayet Avukatı
Boşanma süreçlerinde veya boşanma sonrasında anne ve babaları en çok düşündüren, hukuki ve duygusal açıdan en hassas konu müşterek çocukların geleceğidir. Velayet hakkı, reşit olmayan çocukların bakım, eğitim, barınma ve temsil gibi tüm hayati kararlarını alma yetkisini kapsar. İstanbul gibi mahkeme yoğunluğunun ve bürokratik aşamaların fazla olduğu bir metropolde, sürecin profesyonelce yürütülmesi ve çocuğun üstün yararının savunulması için bir istanbul velayet avukatı ile çalışmak kritik bir öneme sahiptir.
Velayet Davası Nedir ve Hangi Mahkemede Açılır?
Velayet davası, evlilik birliği devam ederken ya da boşanma gerçekleştikten sonra çocuğun bakım ve koruma sorumluluğunun hangi ebeveynde kalacağının belirlenmesi amacıyla açılan bir aile hukuku davasıdır. Bu davalar yasal olarak görevli Aile Mahkemelerinde açılır; Aile Mahkemesinin bulunmadığı ilçe ve adliyelerde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri bu davalara Aile Mahkemesi sıfatıyla bakmakla yetkilendirilmiştir. Davada yetkili yer ise kural olarak taraflardan birinin yerleşim yeri veya çocuğun oturduğu yer mahkemesidir.
Velayet Davasında Çocuk Kime Verilir?
Velayet davalarında çocuk, tarafların maddi güçlerinden ziyade çocuğun üstün yararı (menfaati) gözetilerek ruhsal, fiziksel ve ahlaki gelişimini en sağlıklı şekilde sürdürebileceği ebeveyne verilir. Mahkeme hakimi bu kararı verirken ebeveynlerin yaşam tarzını, çocuğa sundukları sevgi ve ilgiyi, bakım olanaklarını ve sosyal çevre dengesini detaylıca inceler. Özellikle anne bakım ve şefkatine mutlak ihtiyaç duyan bebeklik ve erken çocukluk döneminde, annenin çocuğun sağlığına zarar verecek ağır bir kusuru ya da ihmali ispatlanmadığı sürece velayet genellikle anneye bırakılmaktadır.
Velayet Davalarında Çocuğun Yaşı Kararı Nasıl Etkiler?
Velayet davalarında çocuğun yaşı, mahkemenin izleyeceği prosedürü ve velayet hakkının kime verileceğini doğrudan belirleyen en temel kriterdir.
-
0-6 Yaş Dönemi (Bebeklik ve Okul Öncesi): Bu yaş grubundaki çocuklar anne şefkatine ve bakımına biyolojik olarak muhtaç kabul edilir. Annenin iffetsiz bir yaşam sürmesi, çocuğa şiddet uygulaması veya akıl sağlığı sorunu olması gibi istisnai ve ağır durumlar ispatlanmadığı müddetçe velayet anneye verilir.
-
7-12 Yaş Dönemi (Okul Çağı): Çocuk artık okul hayatına başlamış ve sosyal bir çevre edinmiştir. Mahkeme, çocuğun mevcut eğitim düzeninin bozulmamasına, alışık olduğu çevreden koparılmamasına dikkat eder.
-
12 Yaş ve Üzeri (İdrak Çağı): Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Yargıtay içtihatları uyarınca, 12 yaş ve üzerindeki çocuklar “idrak yaşında” kabul edilir. Mahkeme bu süreçte pedagoglar eşliğinde çocuğu bizzat dinler ve “Kiminle yaşamak istiyorsun?” sorusunu yöneltir. Çocuğun bu yaştaki iradesi ve tercihi, hakimin kararında çok büyük bir ağırlığa sahiptir.
İstanbul Velayet Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?
İstanbul’da velayet avukatı seçerken dikkat edilmesi gereken en önemli husus, avukatın aile hukuku alanındaki tecrübesi, aile mahkemelerinin işleyişine olan hakimiyeti ve kriz anlarındaki iletişim becerisidir. Velayet süreçleri adli psikologların, pedagogların ve sosyal inceleme uzmanlarının (SİR) dahil olduğu multidisipliner süreçlerdir. Deneyimli bir istanbul boşanma avukatı ve velayet uzmanı, bu uzmanların hazırlayacağı raporların niteliğini önceden öngörebilmeli, mahkemeye sunulacak delilleri çocuğun psikolojisini zedelemeden hukuka uygun şekilde organize edebilmelidir. Ayrıca avukatın süreç boyunca ulaşılabilir olması, ebeveynin yaşadığı yüksek stresi doğru yönetmesine yardımcı olur.
Velayet Davası Ne Kadar Sürer?
Velayet davaları, dosyanın içeriğine, delillerin toplanma hızına ve mahkemenin iş yüküne bağlı olarak ortalama 8 ila 18 ay arasında sürmektedir. Dilekçelerin karşılıklı teati edilmesi aşamasından sonra, mahkeme tarafından görevlendirilen uzmanların (pedagog, psikolog, sosyal çalışmacı) ev ziyaretleri yaparak hazırlayacağı Sosyal İnceleme Raporu’nun (SİR) mahkemeye sunulması zaman alabilmektedir. İstanbul Çağlayan, Bakırköy veya Kartal gibi büyük adliyelerdeki yoğunluk göz önüne alındığında, sürecin deneyimli bir istanbul velayet avukatı ile takip edilmesi gereksiz tebligat ve usul hatalarından kaynaklanan gecikmeleri önleyerek süreyi minimuma indirir.
Velayetin Değiştirilmesi Davası Hangi Durumlarda Açılır?
Velayetin değiştirilmesi davası, boşanma kararıyla velayet hakkı kendisine verilen ebeveynin durumunun sonradan değişmesi, yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya çocuğun menfaatinin tehlikeye düşmesi durumlarında açılır. Velayet kararları kesin hüküm teşkil etmez, şartlar değiştiğinde her zaman yeniden düzenlenebilir. Değişiklik davasına yol açan başlıca durumlar şunlardır:
-
Velayeti alan ebeveynin çocuğu diğer ebeveynle görüştürmemesi, kişisel ilişkiyi sürekli ve kasıtlı olarak engellemesi,
-
Ebeveynin yeniden evlenmesi neticesinde müşterek çocuğun yeni aile içinde şiddet, istismar veya yoğun ilgisizliğe maruz kalması,
-
Velayet sahibinin çocuğu tarikat, yasa dışı oluşumlar gibi çocuğun gelişimini tehlikeye atacak ortamlara dahil etmesi,
-
Ebeveynin ağır bir hastalığa yakalanması, cezaevine girmesi, akıl sağlığını yitirmesi veya işi gereği sürekli yurt dışına taşınarak çocuğu ihmal etmesi.
Geçici Velayet Nedir ve Dava Devam Ederken Çocuk Kimde Kalır?
Geçici velayet, boşanma veya velayetin değiştirilmesi davası devam ederken, yargılama sonuna kadar çocuğun barınma, bakım ve eğitim ihtiyaçlarının aksamaması adına mahkeme hakimi tarafından verilen ara karardır. Dava açıldıktan sonra taraflardan birinin talebi üzerine ya da hakim tarafından re’sen (kendiliğinden), çocuğun mevcut fiili durumu ve güvenliği incelenerek geçici velayete hükmedilir. Dava süresince çocuk, geçici velayet hakkı verilen ebeveynin yanında kalır; diğer ebeveynle ise mahkemenin belirlediği gün ve saatlerde kişisel ilişki (görüşme günleri) tesis edilir.
Velayet Davası Masrafları ve Harçları 2026 Yılında Ne Kadar?
Velayet davasının 2026 yılındaki mahkeme harç, tebligat ve gider avansı masrafları maktu (sabit) harca tabi olup ortalama 7.500 TL ile 12.000 TL arasındadır. Bu masraflar dava açılırken adliye veznesine peşin olarak yatırılır. Ancak dava sürecinde pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarının yapacağı ev incelemeleri için ödenecek bilirkişi ücretleri, tanık sayısı ve gönderilecek tebligatların fazlalığı gibi etkenler toplam yargılama giderlerinin artmasına neden olabilir. Davayı kazanan taraf, dava başında yatırdığı bu masrafları yargılama gideri olarak karşı taraftan tahsil etmeye hak kazanır.
İstanbul Velayet Avukatı Ücretleri 2026
2026 yılı itibarıyla Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB) yayınladığı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne (AAÜT) göre Aile Mahkemelerinde görülen davalar için belirlenen en düşük avukatlık ücreti 45.000 TL‘dir. Ancak istanbul velayet avukatı ücretleri, davanın çekişmeli bir boşanma davası ile birlikte mi yürütüleceği, velayetin değiştirilmesi gibi bağımsız bir dava mı olduğu, davanın karmaşıklığı ve avukatın mesleki kıdemine göre bu asgari tutarın üzerinde serbestçe belirlenmektedir. Net ücret ve ödeme koşulları, hukuki durum analizi yapıldıktan sonra avukat ve müvekkil arasında yapılacak sözleşme ile karara bağlanır.
İstanbul Mal Paylaşımı Avukatı
Boşanma süreçlerinin en karmaşık, uzun ve teknik detay barındıran aşaması evlilik birliği içinde edinilen varlıkların bölüşülmesidir. Eşlerin evlilik süresince satın aldığı ev, araba, bankadaki birikimler veya şirket hisseleri üzerinde hak iddia etmesi, tasfiye hukukunun konusunu oluşturur. İstanbul gibi gayrimenkul ve şirket değerlerinin çok yüksek olduğu, adli süreçlerin ise uzmanlık gerektirdiği bir metropolde hak kaybına uğramamak adına deneyimli bir istanbul mal paylaşımı avukatı ile çalışmak geleceğinizi güvence altına almanın en kesin yoludur.
Boşanmada Mal Paylaşımı Davası Ne Zaman Açılır?
Boşanmada mal paylaşımı davası, boşanma davası ile birlikte aynı dilekçeyle açılabileceği gibi boşanma davası kesinleştikten sonra 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde ayrı bir dava olarak da açılabilir. Hukuki uygulama açısından mal paylaşımı davasının boşanma davasıyla beraber açılması durumunda, mahkeme mal paylaşımı dosyasını “bekletici mesele” yapar; yani öncelikle boşanma davasının kesinleşmesini bekler. Bu nedenle sürecin uzamaması ve mal kaçırma risklerinin önüne geçilmesi adına bir istanbul boşanma avukatı danışmanlığında ihtiyati tedbir talepli olarak davanın doğru zamanda yönlendirilmesi kritiktir.
Evlilikte Edinilmiş Mallar ve Kişisel Mallar Nelerdir?
Evlilik birliğinde mal paylaşımının temel kuralı, 1 Ocak 2002’den sonra edinilen malların yarı yarıya (%50) bölüşülmesi esasına dayanan Edinilmiş Mallara Katılma Rejimidir. Ancak her varlık bu paylaşıma dahil edilmez; hukukumuzda mallar ikiye ayrılır:
-
Edinilmiş Mallar: Evlilik süresince çalışılarak kazanılan parayla alınan ev, araç, arsalar, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) alınan ikramiyeler, şirket hisselerinin gelirleri ve kişisel malların kira gibi dönemsel getirileri bu gruba girer ve eşit paylaşılır.
-
Kişisel Mallar: Eşlerden birine evlenmeden önce ait olan varlıklar, evlilik birliği içinde dahi olsa miras yoluyla kalan mülkler, karşılıksız kazandırmalar (bağışlar) ve manevi tazminat alacakları kişisel mal sayılır; boşanmada paylaşıma konu edilemez.
Boşanmada Eşler Birbirinden Mal Kaçırırsa Ne Olur?
Boşanmada eşlerden birinin mal kaçırması durumunda, mahkeme kaçırılan bu malların değerini “eklenecek değer” olarak mevcut mal varlığı hesabına dahil eder ve paylaşımı sanki o mal hiç satılmamış gibi gerçekleştirir. Türk Medeni Kanunu uyarınca, boşanma davası açılmadan önceki son 1 yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan olağan dışı bağışlamalar veya mal kaçırma kastıyla yapılan devirler (örneğin mülkün değerinin çok altında bir akrabaya satılması) tasfiye hesabında dikkate alınır. Deneyimli bir avukat, davanın başında mahkemeden ivedilikle ihtiyati tedbir kararı talep ederek malların üçüncü kişilere devredilmesini ilk günden bloke eder.
İstanbul Mal Paylaşımı Avukatı Ücretleri 2026 Yılında Ne Kadar?
İstanbul mal paylaşımı avukatı ücretleri 2026 yılı asgari tarifesine göre 45.000 TL taban sınırından başlamakta olup dava konusu olan mal varlığının toplam değerine ve davanın karmaşıklığına göre kademeli olarak yükselmektedir. Mal paylaşımı davaları nispi (oransal) nitelik taşıyabildiği için, İstanbul Barosu’nun tavsiye niteliğindeki tarifeleri ve davanın ölçeği göz önüne alınarak, avukatlık ücreti genellikle maktu bir başlangıç bedeli ile dava sonunda elde edilecek kazancın belirli bir yüzdesi (%10 – %20 arası) şeklinde taraflar arasında serbestçe anlaşma yoluyla belirlenir.
Mal Paylaşımı Davası Masrafları Ne Kadardır?
Mal Paylaşımı davasının açılış masrafları ve gider avansı maktu olarak ortalama 6.500 TL ile 10.000 TL arasındadır; ancak davanın ilerleyen aşamalarında talep edilen miktara göre nispi (oransal) peşin harç ve yüksek bilirkişi ücretleri eklenmektedir. Özellikle gayrimenkullerin, araçların, banka hesaplarının ve şirket hisselerinin güncel piyasa değerlerinin (tasfiye tarihindeki sürüm değerlerinin) tespiti için uzman bilirkişi heyetleri görevlendirilir. Her bir bilirkişi incelemesi ve keşif işlemi, davanın toplam yargılama masraflarının artmasına doğrudan etki eder.
Düğün Takıları (Ziynet Eşyası) Boşanmada Kime Verilir?
Düğünde takılan takılar (ziynet eşyaları), Yargıtay’ın en güncel ve yerleşik içtihatlarına göre aksine bir anlaşma veya yerel adet bulunmadığı sürece kadına ait kabul edilir. Düğün sırasında geline ya da damada takılmış olmasının veya kim tarafından satın alındığının bir önemi yoktur; altınlar ve takılar kadının kişisel malı sayılır. Eğer takılar evlilik sürecinde borç ödemek, ev veya araba almak gibi sebeplerle bozdurulmuşsa, kadın eş boşanma aşamasında bu takıların aynen iadesini ya da güncel nakit bedelinin kendisine ödenmesini dava yoluyla talep etme hakkına sahiptir.
Mal Paylaşımı Davası Ne Kadar Sürer?
Mal paylaşımı davaları, boşanma davasının kesinleşme şartına ve teknik bilirkişi raporlarının hazırlanma sürelerine bağlı olarak ortalama 2 ila 4 yıl arasında sürmektedir. Bu davaların uzun sürmesinin en temel nedeni, öncelikle boşanma davasının neticelenmesinin beklenmesi (bekletici mesele yapılması) ve ardından tapu kayıtları, banka HTS dökümleri ile şirket bilançolarının adli makamlarca tek tek toplanıp incelenmesidir. Sürecin uzman bir istanbul boşanma avukatı ve mal rejimi uzmanı liderliğinde yürütülmesi, delillerin eksiksiz sunulmasını sağlayarak davanın gereksiz yere uzamasını önler.
Mal Paylaşımı Davasında Avukat Tutmak Zorunlu Mu?
Mal paylaşımı davası açmak ve takip etmek için avukat tutmak yasal olarak zorunlu değildir; ancak bu davalar aile hukukunun en ağır matematiksel hesaplamalarını ve usul kurallarını içerdiğinden tek başına yürütülmesi neredeyse imkansızdır. Değer artış payı alacağı, katılma alacağı, artık değer hesabı gibi teknik kavramların doğru formüle edilememesi veya zamansal hak düşürücü sürelerin kaçırılması, dava sonunda haklıyken çok büyük maddi kayıplarla karşılaşmanıza yol açabilir. Bu nedenle sürecin profesyonel bir aile hukuku uzmanı ile yürütülmesi hukuki bir zorunluluk olmasa da finansal geleceğiniz adına hayati bir gerekliliktir.
İstanbul Maddi ve Manevi Tazminat Avukatı
Boşanma davalarında tarafların en çok karşı karşıya geldiği ve evlilik birliğinin sarsılmasında kusurlu olan taraftan talep edilen en önemli haklardan biri tazminattır. Boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen ya da kişilik hakları saldırıya uğrayan eş, diğer eşten maddi ve manevi tazminat talep edebilir. İstanbul gibi adliye sirkülasyonunun ve sosyo-ekonomik çeşitliliğin yüksek olduğu bir şehirde, kusur tespitinin doğru yapılması ve hak edilen tazminat miktarına ulaşılması için bir istanbul boşanma avukatı ve tazminat uzmanı ile çalışmak büyük önem taşır.
Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat Şartları Nelerdir?
Boşanma davasında maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için öncelikli şart, tazminat talep eden tarafın diğer eşe kıyasla daha az kusurlu veya tamamen kusursuz olmasıdır. Türk Medeni Kanunu uyarınca, maddi tazminat için boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatlerin (örneğin eşin sigortasından, gelecekteki miras ortaklığından ya da sosyo-ekonomik desteğinden mahrum kalma) zedelenmiş olması gerekir. Manevi tazminat için ise boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden (aldatılma, fiziksel veya psikolojik şiddet, hakaret) kişinin ruhsal bütünlüğünün, onurunun ve kişilik haklarının ağır bir biçimde zedelenmiş olması yasal şarttır.
Boşanma Davasında Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?
Boşanma davasında tazminat miktarı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları (SED raporu), kusur oranları, ihlal edilen hakkın ağırlığı ve paranın satın alma gücü gözetilerek hâkimin takdir yetkisi çerçevesinde belirlenir. Mahkeme, tazminat miktarını belirlerken bir tarafın zenginleşmesine, diğer tarafın ise tamamen fakirleşmesine yol açmayacak, hakkaniyete uygun bir denge kurmaya çalışır. Eşlerin aylık gelirleri, üzerlerine kayıtlı taşınır ve taşınmaz mülkler ile evlilik süresi, ödenecek maddi ve manevi tazminat rakamının alt ve üst sınırlarını doğrudan etkiler.
İstanbul Boşanma Davası Tazminat Talebi Ne Zaman Yapılır?
İstanbul aile mahkemelerinde boşanmaya bağlı tazminat talepleri, boşanma davasının devamı süresince (en geç tahkikat aşaması bitene kadar) yapılabileceği gibi boşanma davası kesinleştikten sonra 1 yıl içinde ayrı bir dava açılarak da talep edilebilir. Eğer tazminat talebi asıl boşanma davası içinde harçlandırılmadan istenir ek bir masraf doğurmaz; ancak boşanma kesinleştikten sonra bağımsız bir dava ile istenir, talep edilen tazminat miktarı üzerinden nispi (oransal) harç ödenmesi gerekir. Bu 1 yıllık süre hak düşürücü süre olduğundan, deneyimli bir istanbul velayet avukatı veya boşanma vekili ile süreyi kaçırmadan hareket etmek hayati önem taşır.
İstanbul Maddi ve Manevi Tazminat Avukatı Ücretleri 2026
İstanbul maddi ve manevi tazminat avukatı ücretleri 2026 yılı asgari tarifesine göre 45.000 TL taban bedelden başlamakta olup, talep edilen tazminat miktarının büyüklüğüne göre oransal olarak artış göstermektedir. Aile mahkemelerindeki tazminat davaları genellikle boşanma davası ile birlikte yürütüldüğü için avukatlık ücreti sabit bir paket halinde belirlenebileceği gibi, sadece tazminat alacağına odaklanılan davalarda maktu bir başlangıç ücreti ve dava sonunda tahsil edilecek tazminat tutarının belirli bir yüzdesi (%10 – %25 arası) şeklinde de kararlaştırılabilir.
Boşanmada Tazminat Davası Masrafları Ne Kadardır?
Boşanma davası içinde talep edilen tazminatlar maktu harca tabi olduğundan dava açılışında ekstra bir harç doğurmaz ve başlangıç masrafları ortalama 6.000 TL ile 9.000 TL arasında kalır. Ancak boşanma davası bittikten sonra açılacak bağımsız bir maddi ve manevi tazminat davasında, talep edilen tazminat tutarı üzerinden nispi (oransal) harç tahsil edilir. Bunun yanı sıra tarafların gerçek mali durumlarının tespiti için yapılacak banka, tapu, ticaret sicil araştırmaları ve bilirkişi inceleme harcamaları da toplam yargılama masraflarını doğrudan artıran unsurlardır.
Aldatılma (Zina) Nedeniyle Ne Kadar Tazminat Alınır?
Aldatılma (zina) nedeniyle hükmedilen manevi tazminat miktarları, sadakat yükümlülüğünün ihlali kişilik haklarına en ağır saldırılardan biri kabul edildiği için mahkemelerde diğer boşanma sebeplerine kıyasla çok daha yüksek tutarlarda belirlenmektedir. Yargıtay’ın güncel kararları doğrultusunda, aldatılan eşin yaşadığı derin manevi yıkım, toplum önündeki küçük düşürülme durumu ve tarafların mali güçleri oranlanarak tatmin edici manevi tazminat rakamlarına hükmedilir. Kusurlu eşin maddi gücü ne kadar yüksekse, aldatma eyleminin yarattığı tahribatı hafifletmek adına belirlenen tazminat miktarı da o derece yüksek olmaktadır.
Boşanmada Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?
Boşanmada tazminat taleplerinin karara bağlanması, davasının çekişmeli niteliğine ve delillerin toplanma hızına bağlı olarak ortalama 1,5 ila 3 yıl arasında sürmektedir. Tazminat miktarına karar verilebilmesi için mahkemenin öncelikle tarafların kusur durumunu netleştirmesi ve kolluk kuvvetleri aracılığıyla yapılan Ekonomik ve Sosyal Durum (SED) araştırması sonuçlarını beklemesi gerekir. İstanbul’daki adliyelerin iş yoğunluğu da göz önüne alındığında, tanıkların zamanında dinlenmesi ve kusuru ispatlayacak delillerin (otomasyon kayıtları, otel kayıtları, mesaj dökümleri) dosyaya hızlıca kazandırılması sürecin uzamasını engeller.
Tazminat Davalarında Avukat Tutmak Zorunlu Mu?
Boşanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat davalarında avukat tutmak yasal olarak zorunlu değildir; ancak tazminat hukukundaki kusur-zarar dengesini kurmak uzmanlık gerektirdiğinden profesyonel destek almak şarttır. Mahkemede kusur iddialarının somut delillerle ispatlanamaması ya da hukuki taleplerin gerekçelendirilmesinde usul hataları yapılması, tazminat hakkınızın tamamen reddedilmesine ve hatta karşı tarafın avukatlık ücretini (vekalet ücreti) ödemek zorunda kalmanıza yol açabilir. Finansal haklarınızı korumak ve emeğinizin karşılığını almak adına sürecin bir uzmanla takibi yasal bir zorunluluk olmasa da geleceğiniz için son derece gereklidir.
İstanbul Tanıma ve Tenfiz Avukatı
Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının veya yabancı uyruklu kişilerin yabancı ülke mahkemelerinden aldıkları boşanma kararları, Türkiye’de kendiliğinden geçerli sayılmaz. Yabancı mahkeme ilamının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ve nüfus müdürlükleri nezdinde hukuki sonuç doğurabilmesi için tanıma veya tenfiz sürecinden geçmesi şarttır. İstanbul gibi gurbetçi nüfusun ve uluslararası ilişkilerin yoğun olduğu bir metropolde, bürokratik süreçleri hatasız tamamlamak adına uzman bir istanbul boşanma avukatı ve uluslararası aile hukuku vekili ile çalışmak büyük önem taşır.
Tanıma ve Tenfiz Davası Nedir, Nerede Açılır?
Tanıma ve tenfiz davası, yabancı bir mahkeme tarafından verilen hukuki kararların Türkiye’de de geçerli ve icra edilebilir hale gelmesi için görevli Aile Mahkemelerinde açılan bir uluslararası özel hukuk davasıdır. Eğer yabancı mahkeme kararı sadece tarafların boşandığına dair bir tespiti içeriyorsa “tanıma davası”; boşanmanın yanı sıra velayet, nafaka, tazminat gibi icra edilmesi gereken hükümleri de barındırıyorsa “tenfiz davası” açılması gerekir. Türkiye’de davanın açılacağı yetkili mahkeme ise kural olarak davalının Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer, o da yoksa İstanbul, Ankara veya İzmir mahkemeleridir.
Yurt Dışında Boşandıktan Sonra Türkiye’de Yeniden Evlenmek İçin Ne Yapılmalıdır?
Yurt dışında boşandıktan sonra Türkiye’de yeniden yasal bir evlilik yapabilmek için yabancı mahkeme kararının öncelikle Türk nüfus kütüğüne tescil edilmesi veya mahkeme kanalıyla tanınması gerekir. Yabancı ülkede boşanan kişiler, Türkiye’de halen evli göründükleri için bu prosedürü tamamlamadan yeniden evlenemezler. Süreç, tarafların konsolosluklar aracılığıyla idari yoldan nüfus müdürlüğüne başvurmasıyla veya bu şartlar oluşmuyorsa Türkiye’de açılacak bir tanıma davası neticesinde kararın kesinleşmesiyle çözüme kavuşur.
Tanıma ve Tenfiz Davası Şartları Nelerdir?
Yabancı mahkemeden alınan boşanma kararının Türkiye’de tanınabilmesi için 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) kapsamında aranan belirli şartların varlığı zorunludur:
-
Kararın Kesinleşmiş Olması: Yabancı mahkeme kararının verildiği ülke hukukuna göre tamamen kesinleşmiş olması ve üzerinde “Kesinleşme Şerhi (Rechtskraftvermerk)” bulunması gerekir.
-
Apostille (Apostil) Şerhi: Kararın uluslararası geçerliliğini gösteren Apostil tasdikinin alınmış olması şarttır.
-
Kamu Düzenine Aykırı Olmaması: Yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzeninin temel esaslarına açıkça aykırılık teşkil etmemesi gerekir.
-
Savunma Hakkına Riayet Edilmesi: Davanın, gıyabında karar verilen tarafın savunma haklarına (usulüne uygun tebligat yapılması vb.) uygun olarak yürütülmüş olması yasal zorunluluktur.
İstanbul Tanıma ve Tenfiz Avukatı Ücretleri 2026 Yılında Ne Kadar?
İstanbul tanıma ve tenfiz avukatı ücretleri 2026 yılı asgari tarifesine göre 45.000 TL taban sınırından başlamakta olup, davanın tek taraflı mı yoksa iki tarafın vekil katılımıyla mı yürütüleceğine göre belirlenmektedir. Eğer yurt dışındaki diğer eş de Türkiye’de kendine bir avukat tayin eder ve süreç “çekişmesiz” ilerlerse avukatlık ücretleri asgari baremlere yakın kalır. Ancak diğer eşe yurt dışı tebligatı yapılması gereken ve sürecin çekişmeli hal aldığı durumlarda, harcanacak mesai ve uluslararası usul işlemlerinin yoğunluğu nedeniyle ücretler serbest sözleşmeyle bu tutarın üzerinde kararlaştırılır.
Tanıma ve Tenfiz Davası Masrafları Ne Kadardır?
Tanıma ve tenfiz davasının 2026 yılındaki mahkeme harçları, gider avansı ve tercüme masrafları dahil toplam maliyeti ortalama 7.000 TL ile 15.000 TL arasındadır. Bu masraf kalemleri içindeki en değişken ve önemli unsur, yabancı mahkeme kararının ve kesinleşme şerhinin yeminli tercüman tarafından Türkçe’ye çevrilmesi ve noter onay harçlarıdır. Ayrıca davalı tarafa yurt dışı tebligatı gönderilmesi gerektiğinde, Adalet Bakanlığı uluslararası tebligat tarifeleri uyarınca ek posta ve maktu harç masrafları da bu toplama dahil edilerek maliyeti artırmaktadır.
Tanıma ve Tenfiz Davası Ne Kadar Sürer?
Her iki tarafın da Türkiye’de kendilerini avukatla temsil ettirdiği durumlarda tanıma ve tenfiz davası ortalama 2 ila 4 ay gibi kısa bir sürede sonuçlanırken, taraflardan birine ulaşılamadığı durumlarda süreç 1 ila 2 yıla kadar uzayabilmektedir. Davanın uzamasındaki en büyük etken, yurt dışındaki eşe mahkeme evraklarının uluslararası tebligat hukuku kurallarına göre gönderilmesidir. Sürecin hızlanması ve gurbetçi vatandaşların zaman kaybetmemesi adına, deneyimli bir istanbul velayet avukatı ya da uluslararası hukuk uzmanı aracılığıyla karşı tarafa da Türkiye’den vekil ayarlanması davanın tek celsede bitmesini sağlar.
Tanıma ve Tenfiz Davası İçin Türkiye’ye Gelmek Zorunlu Mu?
Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de tanınması veya tenfiz edilmesi süreci için yurt dışında yaşayan vatandaşların Türkiye’ye bizzat gelmesi kesinlikle zorunlu değildir. Bulundukları ülkedeki Türk Konsolosluğu’na veya yabancı bir notere (Apostil şerhi ekleterek) giderek Türkiye’deki bir istanbul boşanma avukatı adına vekaletname çıkaran kişiler, tüm süreci uzaktan yürütebilirler. Avukat, müvekkili adına davayı açar, duruşmalara katılır, kararı kesinleştirir ve nüfus müdürlüğündeki tescil işlemlerini gıyabında tamamlar.
Tanıma ve Tenfiz Davasında Avukat Tutmak Zorunlu Mu?
MÖHUK ve Türk usul hukuku kapsamında tanıma ve tenfiz davası açmak için avukat tutulması yasal olarak zorunlu tutulmamıştır. Kişiler kendi adlarına dava açabilirler; ancak yabancı belgelerin sunuluş biçimi, tercüme formatları ve uluslararası tebligat aşamaları son derece katı şekil şartlarına bağlıdır. Konsolosluklardaki idari tescil süreçlerinde veya mahkeme aşamalarında yapılacak en ufak bir usul hatası davanın reddedilmesine, yıllarca uzamasına veya yabancı ülkede hak edilen nafaka/tazminat gibi hakların Türkiye’de icra edilemez hale gelmesine yol açabileceğinden sürecin profesyonel bir vekille takibi hayati bir gerekliliktir.
6284 Sayılı Kanun Kapsamında Koruma ve Uzaklaştırma Kararı
Aile içi şiddetin önlenmesi ve kadınların, çocukların ile aile bireylerinin korunması amacıyla yürürlüğe konulan 6284 sayılı Kanun, hukuk sistemimizin en dinamik ve koruyucu mekanizmalarından biridir. Şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kişilerin ivedilikle güvenliğe kavuşması bu kanun sayesinde mümkün olmaktadır. İstanbul gibi nüfus yapısının karmaşık olduğu metropollerde, şiddet vakalarına karşı hızlı reaksiyon göstermek ve yasal mekanizmaları eksiksiz çalıştırmak adına uzman bir istanbul boşanma avukatı desteğiyle hareket etmek hayati önem taşır.
6284 Sayılı Kanun Nedir ve Kimleri Kapsar?
6284 sayılı Kanun, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınları, çocukları, aile bireylerini ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişileri korumayı amaçlayan özel bir koruma kanunudur. Bu kanun kapsamında koruma altına alınmak için tarafların mutlaka evli olması gerekmez; eski eşler, sevgililer, nişanlılar, aynı evde yaşayan akrabalar veya hiçbir bağı olmasa dahi ısrarlı takibe maruz kalan tüm bireyler kanunun koruma şemsiyesi altındadır. Fiziksel şiddetin yanı sıra psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddet tehdidi altındaki herkes bu yasadan yararlanabilir.
Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır ve Nereye Başvurulur?
Uzaklaştırma kararı, şiddet mağdurunun yerleşim yerine en yakın karakola (emniyet müdürlüğü), Jandarma komutanlığına, Cumhuriyet Başsavcılığına veya Aile Mahkemelerine yapılacak yazılı ya da sözlü başvuru ile alınır. Şiddet veya şiddet tehlikesinin varlığı durumunda, kolluk kuvvetleri (polis/jandarma) gecikmesinde sakınca bulunan hallerde uzaklaştırma tedbirini derhal kendisi alır ve 24 saat içinde mülki amir veya hakim onayına sunar. Doğrudan adliyeye yapılacak başvurularda ise bir istanbul boşanma avukatı vasıtasıyla nöbetçi aile mahkemesine sunulacak tedbir dilekçesiyle süreç çok daha hızlı ve usulüne uygun şekilde yönetilir.
Uzaklaştırma Kararı Almak İçin Delil Gerekli Midir?
6284 sayılı Kanun uyarınca koruma ve uzaklaştırma kararı verilebilmesi için herhangi bir delil, darp raporu veya şahit sunulması kesinlikle yasal bir zorunluluk değildir. Kanunun temel amacı “şiddeti gerçekleşmeden önlemek ve acil koruma sağlamak” olduğu için, mağdurun beyanı kararın verilmesi adına yeterli kabul edilir. Darp raporu, tehdit mesajları veya ses kayıtları gibi somut deliller bulunmasa dahi, yalnızca şiddet tehlikesinin varlığını belirten samimi beyan doğrultusunda aile mahkemesi hakimi tarafından koruma kararı tesis edilir.
Uzaklaştırma Kararı En Fazla Kaç Günlük Verilir?
6284 sayılı Kanun kapsamında koruma ve uzaklaştırma kararları ilk başvuruda en fazla 6 ay için verilebilir; ancak uygulamada hakimler genellikle ilk kararı 1 ila 3 aylık süreler için re’sen takdir etmektedir. Verilen tedbir süresi dolmak üzereyken şiddet tehdidinin veya takibin devam etmesi durumunda, süre bitmeden mahkemeye başvurularak tedbirin uzatılması talep edilebilir. Yapılacak inceleme neticesinde, koruma altına alınan kişinin güvenliğinin halen risk altında olduğu kanaatine varılırsa uzaklaştırma kararının süreleri kademeli olarak uzatılır.
Uzaklaştırma Kararı İhlal Edilirse Cezası Nedir?
Uzaklaştırma veya koruma kararının ihlal edilmesi durumunda, ihlal eden kişi hakkında herhangi bir yargılama yapılmaksızın bizzat aile mahkemesi hakimi tarafından 3 günden 10 güne kadar zorlama hapsi (hapis cezası) kararı verilir. Bu ceza bir para cezasına çevrilemez, ertelenemez ve paraya tahvil edilemez; ihlal gerçekleştiği an doğrudan infaz edilir. Eğer uzaklaştırma kararı verilen kişi, yasağı çiğnemeye ve mağduru tehdit etmeye devam ederse, her bir yeni ihlalinde zorlama hapsinin süresi 15 günden 30 güne kadar artırılır (toplamda zorlama hapsi süresi 6 ay grubunu geçemez).
Uzaklaştırma Kararına Karşı İtiraz Nasıl Yapılır?
Uzaklaştırma veya koruma kararının kendisine tebliğ edilmesinden itibaren 2 hafta (14 gün) içinde kararı veren Aile Mahkemesine sunulacak gerekçeli bir dilekçe ile itiraz yapılabilir. İtiraz dilekçesini inceleme yetkisi, kararı veren mahkemeye değil, o adliyede numara olarak onu takip eden bir sonraki Aile Mahkemesine (örneğin kararı 1. Aile Mahkemesi verdiyse, itirazı 2. Aile Mahkemesi inceler) aittir. İtiraz eden taraf, kararın haksız, kötü niyetli veya asılsız iddialara dayandığını somut delillerle (mesaj kayıtları, tanık beyanları, olay anında başka yerde olduğunu gösteren HTS veya kamera kayıtları) ispat etmek durumundadır.
Boşanma Davasında Uzaklaştırma Kararının Sürece Etkisi Nedir?
Boşanma davası devam ederken alınan uzaklaştırma kararı, davanın temelini oluşturan kusur tespiti aşamasında doğrudan bir delil teşkil etmez ancak hakimde bir kanaat oluşmasına yardımcı olur. Ceza mahkemelerinden çıkan kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü olmadığı sürece, sadece koruma kararı alınmış olması karşı tarafın boşanmada kesin olarak kusurlu sayılacağı anlamına gelmez. Ancak uzaklaştırma kararının ihlal edilmesi veya tedbire neden olan olayların (tehdit, darp vb.) ceza dosyalarıyla sübut bulması, boşanma davasındaki velayet, maddi-manevi tazminat ve nafaka taleplerinin seyrini ciddi şekilde lehinize çevirir.
6284 Koruma Kararı Masrafları Ne Kadardır?
6284 sayılı Kanun kapsamında yapılan tüm koruma, uzaklaştırma, sığınak talebi veya gizlilik başvuruları her türlü harç, masraf ve vergiden tamamen muaftır. Şiddet mağduru kişi adliyeye, karakola veya savcılığa başvururken hiçbir dava harcı, posta gideri veya başvuru masrafı ödemez. Devlet, şiddetle mücadele kapsamında adalete erişimi hızlandırmak amacıyla bu süreçteki tüm mali yükümlülükleri ortadan kaldırmıştır.
Uzaklaştırma Kararı İşlemleri İçin Avukat Tutmak Zorunlu Mu?
Koruma davası açmak veya karakola başvurarak uzaklaştırma talebinde bulunmak için avukat tutmak yasal olarak zorunlu kılınmamıştır. Vatandaşlar bizzat ilgili kurumlara giderek saniyeler içinde koruma mekanizmasını harekete geçirebilirler. Ancak uzaklaştırma taleplerinin hukuki sınırlarının (ortak konutun tahsisi, çocukla kişisel ilişkinin sınırlandırılması, geçici nafaka talepleri) doğru çizilmesi, haksız kararlara karşı süresinde itiraz edilmesi ve tedbirlerin düzenli olarak uzatılması teknik bilgi gerektirir. Hak kaybına uğramamak ve can güvenliğini en üst düzeyde korumak adına sürecin profesyonel bir aile hukuku uzmanı gözetiminde yürütülmesi son derece önemlidir.